Prezentabilite - Presentability (Sunumda Şıklık)

Dış görünüş ne kadar önemli?

Eleman arayanların, verdikleri iş ilanlarına mutlaka ekledikleri bir özellik “prezentabl” olmak... Peki, anlamı ne bu kelimenin? Veya güzel ya da çirkin, bakımlı ya da bakımsız olmak iş hayatındaki başarıyı ne derece etkiliyor? Cevapları aradık.

Prezentabl olmak özellikle son yıllarda iş ilanlarının olmazsa olmaz şartı. Eğitiminiz, iş tecrübeniz ne olursa olsun, prezentabl olmazsanız, şu rekabet ortamında bir işte tutunamazsınız. Bu ay üzerinde durmak istediğimiz konu da bu. Yani bu ay "prezantabl olmak ne demek?" ve "dış görünüş iç hayatımız üzerinde ne kadar etkili?" sorularına cevap arıyoruz.

İş ilanlarına göz atıyorsanız görmüşsünüzdür çoğunda aranan en önemli özelliğin "prezentabilite" olduğunu. Gerçekte böyle bir deyiş bilmiyorum ama dilimize Fransızca "presentabl" kelimesinden geçen bu sözcüğün kelimesinin Türk Dil Kurumu'nun sözlüğündeki anlamı "sunulabilir". Kelime, yapı olarak da bir isim. Tanım çok açıklayıcı olmasa da günlük dilde kelime, eli, yüzü düzgün mümkünse güzel ve bakımlı çalışan olarak tarif edilebilir. Bence asıl sorun bu prezantabilite özelliğine kimin karar vereceği. Çünkü sonuçta her insan kendine göre az çok prezentabldır. Kendini çok beğenen, seven bir insanı, siz hiç çekici bulmayabilirsiniz. Ama sonuçta ilanı işveren olduğu için buna karar verecek olan kişi de kesinlikle işveren.

Şimdi beraber bazı ilanlara bir göz atalım: "...Satış ve pazarlama konusunda deneyimli; bilgisayarı iyi kullanabilen; prezantabl bayan elemanlar aranmaktadır..." diyor bir ilan. İlanı veren bir dijital baskı firması. Bir diğer ilan "şık bir teklif" başlığıyla şöyle belirliyor aradığı sekreterin özelliklerini. "Ofis düzenini ve telefon trafiğini idare edebilecek, orta derecede İngilizce bilen, prezentabl, güleryüzlü ve pozitif enerjili..." Yani iş görüşmesi sırasında siz heyecandan titrerken bir yandan da pozitif enerjinizi akıtmanız gerekiyor işverene, güleryüz ise olmazsa olmaz özelliğinizden biri olmalı. Bir süpermarket de satış yöneticileri arıyor. Özellikleri şunlar: "Süpermarket piyasasında deneyimli, portföyü olan, oto ehliyetine sahip ve yine olmazsa olmaz şartımız prezentabl". Bu garip ilanlar listesi uzayıp gidiyor. 21. yüzyılda kişinin en önemli niteliğinin eğitim olması gerekirken, pozitif enerji, prezentabilite gibi kavramlar nedense işverenleri daha da çok ilgilendiriyor.

"Görselliğe dayalı işlerde tabii ki dış görünüş en önemli özellik"

Duygu Başara-Kast Ajans Sahibi

İş görüşmelerinde dış görünüş (her sektöre göre farklılık gösterse de) çok önemli. Bizim sektörde özellikle daha da önem kazanıyor. Çünkü işimiz görselliğe dayalı. Ajansıma hergün onlarca yeni aday, yeni yüz başvuruyor. Reklamlarda rol almak isteyenler, dizilerde görünmek isteyenler, fotomodellik yapmak isteyenler vs. Bu insanlar ajansıma geldiğinde, onlarla ilgilenen asistanlarımın, sekreterimin de hoş görünümde, prezentabl olması gerekiyor. Dolayısıyla bana iş görüşmesine gelen kişilerde de dış görünüşe dikkat etmek zorundayım, Tabii ki zeka, pratik zeka, sempati, pozitif enerji de çok önemli benim için ama biz sektörel mecburiyetlerden dolayı dış görünüşe önem veriyoruz. Siz ne kadar zeki, akıllı, pratik vs. olursanız olun, eğer tipiniz, insanlarda bıraktığınız intiba olumsuzsa bir yere kadar başarılı olabilirsiniz. Bu bir gerçek. Tabii kötü bir şey, farkındayım ama maalesef bu bir gerçek.

"Prezentabl olmak, bence ifade yeteneği"

Gülnaz Arsel-Televizyon Programcısı

Prezentabl olmak, konuyu ne kadar bildiğiniz değil, o konuda ne kadar yaratıcı fikirlere sahip olduğunuz, bilgi birikiminizi hangi yönlerde kullanarak ortak payda sağlayacağınızın göstergesi aslında. Ancak bir şeyi söylemenin 40 farklı yolu olabilir. Burada önemli olan parçaları iyi birleştirmek. Ses tonunuz duruma uygun, kararlı bir tonda çıkıyorsa ve güne uygun, bir tarzı yansıtacak ama abartılı olmayan renklerde ve biçimde giyinmişseniz geriye sadece bilginizi doğru ve gerektiği kadar yansıtmanız kalır. Yani rahatlayabilirsiniz çünkü prezentablsınızdır. Konsantrasyonunuzu sadece anlatacaklrınıza verebilirsiniz. Üzerinde çalışıp geliştirdiğiniz proje zaten yarar sağlayacak bir işse, bu şekilde bir prezentabl olmakla alamayacağınız onay, bitiremeyeceğiniz proje olamaz kanısındayım.

"İş görüşmelerinde asıl önemli olan beyine yapılmış olan yatırımın ölçülmesidir, işte bize yapılan başvurularda kağıt üzerinde yazılı yetkinlikler yetersiz kalır. Yazıda anlatılanların kahramanını görmek, tanımak isteriz. Çünkü yüzyüze görüşmelerde bu yetkinlikleri hayata geçirebilecek biri ile görüşüp görüşmediğimiz ortaya çıkar. Zaten kişi bir iş görüşmesine çağrılıyorsa bu olumludur. Özgeçmişler arasından en temiz bulunan sicillerden biridir bizimkisi. Artık gol atmak ve 90 dakikalık maçta kalabilmek için tek yapacağımız güzel çalım atmaktır. Son çalımda ise temizlik en çok etkileyen unsurdur. Görüşmelerde dış görünüşün içerisine katacağınız ifade yeteneğine gelince; her işte rakiplerinizi açık ara farkla elemenizi sağlar. Güvenli adımlar, güven veren tokalaşmalar, giyiminiz, cümleler arası verdiğiniz esler, makyajınız veya göz temasınız ... Herşey kontrol altındadır. Bol şans"

"İşe makyajsız gelen, soluk görünümlü arkadaşımızı uyardık"

Manolya Küçükkınacı-Yönetici

Her işverenin eleman seçimi konusunda dikkat ettiği unsurlar vardır. Dış görünüşün bu unsurlar arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Dış görünüşüne önem veren bir kişinin profesyonel hayatta, işine, iş arkadaşlarına, çevresine ve en önemlisi kendisine saygı duyduğunu ve iş hayatını ciddiye aldığını düşünüyoruz. Prezentabl olmayı; firmayı temsil edebilme yeteneğine sahip olma, dış görünüşüne, kişisel temizlik ve bakımına önem verme, giyimine profesyonel ortam çerçevesinde özen gösterme olarak tanımlayabiliriz. Biz, firma olarak prezentabl olmak ve dış gorünüşe önem vermek konusunda oldukça hassas bir firmayız. Birlikte çalıştığımız tüm danışman arkadaşlarımız da bu konulara gereken önemi veriyorlar. Müşterilerimiz ve adaylarımızla yakın ilişki içerisinde olduğumuzdan, dış görünüşün iş ortamım olumsuz yönde etkilediğine dair zaman zaman bazı duyumlar alıyoruz. Müşterilerimizden bir vaka aktarmak gerekirse; birebir müşteri ilişkilerini yürüten bir bayanın, makyaj yapmamasından dolayı sağlıksız bir ifadeye sahip olduğu gözlemlenmiş ve yöneticisi tarafindan kendisine yüzüne renk gelmesi ve bakımlı gözükmesi için hafif makyaj yapması tavsiye edilmiştir.

"İş hayatında abartıdan kaçınmak şart"

Sinem Tuncay- İşe Alım Hizmetleri Yöneticisi

İş görüşmelerinde görüşülen kişilerin dış görünümünün, ilk izlenime etkisi, iş görüşmelerinde ve kişilerin değerlendirilmelerinde oldukça büyük önem taşıdığını söylemek mümkün. Ancak dış görünüm derken kişilerin fiziksel özellikleri değil, düzgün, temiz ve iş ortamına uygun kıyafet seçimi, saç şekli, bayanlar için makyaj gibi görünümü belirleyici tarafların dikkate alınması gerekir. Kıyafet seçiminde ise abartıdan kaçınmak, yapılan işe uygun giyinmek, temiz, düzgün görünümlü olmak yeterli olacaktır. Bayanlar için makyajın sade, fazla renkli olmayan, abartısız şekilde yapılması da dikkat edilmesi gereken bir nokta.

Kullanılan "prezentabl" kelimesi tüm bu saydığımız unsurların bir arada olduğu bir dış görünümü ifade etmekte kullanılan bir sözcük. Dış görünümde önemli olan dikkati çekmek değil, iş yaşamıyla uyumlu olabilecek şekilde profesyonel ve düzgün görünümlü olmak ve herhangi bir abartıdan kaçınmaktır. Bazı görüşmelerde karşılaşılan dış görünüm herşeyiyle o kadar dikkat edici ve abartılı ya da özensiz olabiliyor ki, kişiyi değerlendirme aşamasında kendini ifade etmesinden çok dış görüntüsüne dikkat çekmeye çalıştığı izlenimine bile kapılmak mümkün.

“Dış görünüş kişinin kendine gösterdiği özenin bir göstergesidir"

Şükran Tümay-Kariyer Danışmanı

Çok adil olmasa da insanların ilk izlenimlerine dair kararlarını İlk 10 saniyede verdikleri ispat edilmiştir. Dolayısıyla iş görüşmelerinin de karşılıklı bir etkileşim olduğunu düşünürsek kıyafet en azından ilk görüşmelerde kişiselleştirilmemeli. Bu nedenle ilk görüşmede tercih edilecek kıyafet, abartıdan ve kişisellikten uzak olmalı ve genel bir tarzı yansıtmalıdır. Her ne kadar giysiler kişiliği yansıtsa da kişinin ve görüşmenin önüne geçmemeli, etkileşimin ağırlığının sözel iletişimde kalmasına gayret edilmelidir. Çizilmesi gereken güncel ama aşırı moda olmayan bir imaj olmalıdır. Prezentabl olmak güzel veya çirkin olmak anlamına gelmez, herkes kendine gösterdiği özen ile prezentabl olabilir.

Kişinin görüntüsüyle beraber kendisini nasıl sunduğu da son derece önemlidir. Güleryüzlü ve sıcak bir ifade, kendinden emin tavırlar, göz teması ve vücut dilinin etkili kullanımı, kişinin özelliklerini sunumunun en önemli gerekliliklerindendir. Çalışılan sektöre bağlı olarak kılık kıyafetin önemi tabii ki değişir ama kurumsal ortamlardan bahsedecek olursak, kişilerin genelde bir prolotipe uymasının beklendiğini söyleyebilirim. Yaratıcı ve renkli sektörlerde, kişilerin kendilerini giysileri ile ifade etmeleri işlerinin gereği olurken, "plaza insanları"nı genelde tek tip olarak görüyoruz. Böyle olmasının nedenini ise kişilerin görüntülerinin daha çok kurum ve sektör kültürü tarafindan önceden belirlenmiş olmasına bağlayabiliriz.

"Dış görünüşünüz, insanlar üzerinde bıraktığımız intibanın bir bölümüdür"

Arzu Pervizpour-İnsan kaynakları Uzmanı

İş görüşmesine gelen bir adayın o anki görünüşüne göstermiş olduğu özen hem çevresine hem de kendisine olan saygısının bir göstergesidir. Kişinin işe alınmasında tabii ki karakter özellikleri ve işe yeterliliği birincil rol oynar, ancak iş hayatının gereklerinden biri de kişinin bakımlı ve düzenli olmasıdır. Bu doğrultuda, adayın iş görüşmesine ne derece özenli geldiği görüşmeyi yapan kişi üzerinde pozitif bir etki yaratır. Bence, prezentabl olmak kişinin dış görünüş itibariyle temiz, bakımlı ve düzenli olması demektir. Bu, kişinin modayı ne derece yakından takip ettiği veya üzerindeki kıyafeti hangi mağazadan aldığı ile değil, kendisine ve üstüne başına ne derece itina gösterdiği, giydiği kıyafetin ütüsü, temizliği ve bakımı ile ölçülür. Başvurduğu pozisyona göre aday, temiz ve ütülü bir tişört ve pantalonla, pırıl pırıl bir çift ayakkabı ile, temiz ve tıraş olmuş bir şekilde de görüşmeye katılıp ve o işi alabilir. Önemli olan üzerine giydiği kıyafetlerin tamamlayıcı faktör olduğunu unutmamaktır.

Hangi iş dalında çalışırsak çalışalım dış görünüşümüz, insanlar üzerinde bıraktığımız intibanın bir bölümünü oluşturuyor.

"İlk izlenim çok önemlidir"

Esra Çeçen- Halkla İlişkiler Uzmanı

Çalışma hayatında insanların kılık kıyafetlerine özen göstermeleri, bakımlı olmaları, öncelikle kendilerine sonra da karşılanndakilere olan saygılarının ifadesidir. Giyilen kıyafet yerine göre spor da olabilir ancak önemli olan temiz ve bakımlı görünmek ve karşı tarafa kendine ihtimam gösterdiğini belli etmektir. Ben giyim kuşamın yanı sıra konuşma ve davranış şeklinin de önemine inanıyorum. Bir firmayı temsil eden kişinin karşısındakilere sıcak, sempatik ve güleryüzlü yaklaşması çok önemlidir. Bu tür davranışlar karşı tarafta saygı ve güven yaratır. Çalışma arkadaşlarıma firmamızı temsil ederken hep kendilerini "misafirini ağırlayan ev sahibi" yerine koymalarını öneririm. Sonuç olarak prezentabl olmak demek, kişinin kendini ve çalıştığı kurumu en iyi şekilde temsil etmesidir. Bu sebeple de kıyafete, davranışlara ve konuşma şekline -yani genel olarak dış görünüme- dikkat edilmelidir.

"Dış görünüş etiket gibi bir şey"

Mehmet Ağaoğlu-Mimar

Bence sosyal hayatta değil de iş hayatında dış görünüş kesinlikle çok önemli. Çünkü gazetelerdeki ilanlarda bile aranan kişide mutlaka bir çekicilik aranıyor. Herhangi bir iş görüşmesinde insanın kendi tarzını yansıtabilmesi ve karşısındakine o elektriği vermesi şart. Kendi sektörüm olan dekorasyon firmalarından örnek verebilirim. Firmalarda genellikle bir ürün satıldığı için -bu hizmet de olabilir- sonuçta ürün satmak önemli. Bu nedenle de prezentabl olmak gerekir. Bu göz boyamak gibi bir şey. Aslında siz ürünü satan bir animasyonsunuz. Sonuçta bir toplantıya kot pantolon ve kazak yerine ciddi bir takımla katılmak arasında çok fazla fark var.

"Dış görünüşün etkisi iş kolunun durumuna bağlı olarak değişebilir"

İlkay Özer- Yönetici

Karşınızdaki şahsı muhtemelen ilk görüşünüz olduğu için, ilk değerlendirme ancak o an mevcut verilerle mümkün olacaktır. Bunlar fiziksel durum, konuşma ve giyim olarak karşımıza çıkar. Söz konusu şahsı tanıdıkça bu etkenler önceliklerdeki yerini diğer manevi değerlere bırakabilir. "Dış görünüş, iş hayatını etkiliyor mu?" sorusuna "Tamamıyla etkiliyor" demek imkansız, iş kolunun durumuna bağlı olarak etkinin kuvveti değişebilir. Bu konuyla ilgili başımdan geçen bir olay var. Diyalog, eşimle bakıcı bulan ajans arasında geçiyor. Gösterilen birkaç adaydan sonra ajans yetkilisine eşim "başka adayınız var mı?"diye soruyor ve karşılık olarak "Evet aslında bir tane daha var. Ancak bir kusuru var. Çok güzel" diyor. Eşim anlamayınca yetkili: "Pek çok hanım evinde malum sebeplerden güzel bakıcı çalıştırmak istemiyor da..." diyor.

(Kaynak: Elele)

Subliminal Advertising - Bilinçaltı Reklam ve Pazarlama


Bilinçaltı çoğumuzun bildiği ya da duyduğu bir kavram. Bu kavram bilincimizin farkında olmadığı ama davranışlarımızın yönlendirilmesinde önemli rol oynayan bir yapıyı belirtiyor. Bilinçaltının en önemli özelliği ise bilicimizin farkına varmadığı olayları, sesleri, resimleri kaydetmesi. Siz beş katlı bir binaya çıkarken merdivenleri saymıyorsunuz ama bilinçaltınızda bu sayıyı biliniyor ve kaydediliyor. Aynı şekilde bebekliğimize dair anlıları bilinçaltı kayıtlarının arasında bulmak pekala mümkün. Bunlar nasıl mı gerçekleşiyor? Gözde bilimsel olarak “fovea hareketleri” isimlendirilen hareketler bulunuyor. Bu hareketler sayesinde göz devamlı çevremizi tarıyor ve aldığı bilgileri bilinçaltına atıyor. Bizler bu bilinçaltına gönderilen verilerin çok ama çok az bir kısmını hatırlayabiliyoruz. Burada önemli olan nokta bilinçaltına gönderilen verilerin karar verme ya da eyleme geçme aşamasında fikirlerimizi ve davranışlarımızı direkt olarak etkilemesi.

İşin korkunç yanı bilinçaltının tüm görüntü, ses, resimleri kaydetme özelliği 1900’lardan beri insanları yönlendirmek için kullanılıyor. Nasıl mı?

1900’lü yıllarda Knight Dunlap adında Amerikalı bir psikoloji profesörü illüzyon gösterisi yaparken bilincin farkında olmadığı  “hissedilemez gölge” ler kullanarak aynı uzunluktaki iki çizgiyi seyircilerin farklı algılamasını sağlamıştı.

1957 yılında market araştırmacısı James Vicary sinema ekranında çok hızlı bir şekilde parlayan mesajların insanların gıda üzerindeki tercihlerini etkilediğini belirtti. Ve ilk olarak “bilinçaltı reklam” (subliminal advertisement) tanımlamasını kullandı. Vicary, yaptığı araştırmada takistoskop adı verilen cihazla filmlerin arasına “Caca Cola İç” “Patlamış Mısır Ye” mesajları yerleştirdi. Bu mesajlar saniyenin 1/3000 kadar kısa bir sürede görünüyor ve her 5 saniyede bir tekrarlanıyordu. Bu filmin arkasından New Jersey’deki Cola satışlarının % 18.1 ile % 57.5 arasında arttığı gözlemlendi.

Bu araştırmanın ardından “bilinçaltı reklam ve yönlendirme” filmlerde, reklamlarda, dergilerde sık sık kullanılmaya başlandı. Mesela 5 Temmuz 1971 tarihinde Time’ın arka kapağında Gilbey’s London Dry Gin adlı bir markanın reklamı vardı. Reklamda bardaktaki buzlar üzerinde ‘sex’ yazıyordu. Bu reklam sayesinde Gilbey’s’in 1.5 milyon dolarlık satış yaptığı tespit edildi.. Reklamla ilgili yapılan araştırmada deneklere reklamın kendilerinde ne gibi bir etki uyandırdığı soruldu. Deneklerin yüzde 60’ı bu etkiyi ‘doyuma ulaşma’, ‘sex düşkünlüğü’, ‘heyecanlanma’, ‘romantizm’, ‘duyguları okşayıcı’ gibi ifadelerle tanımladı. Reklamın gizli mesaj içermeyen versiyonu ise denekler tarafından bu şekilde tanımlanmadı.

Bir grup psikolog ve yazar konunun gündeme geldiği ilk yıllarda bu yöntemin uydurma ve efsane olduğunu ve insanları etkilemeyeceğini söylediler. Beyin dalgalarını ölçen teknolojilerin gelişmesi ile gizli mesaj içeren reklama beyin daha farkı ve fazla tepki verdiği gözlemlendi ve bu yöntemin etkisi kanıtlanmış oldu.

Bilinçaltı reklamlarının etkisinin kanıtlanmasının ardından bir yandan bu yöntemin kullanımı arttı ve diğer yandan da bu gibi yöntemlerin kullanılmasını önlemeye yönelik yasalar çıkartıldı.  Ülkemizde RTÜK bilinçaltı reklamı “Teknik cihazlar vasıtasıyla televizyon yayınlarında çok kısa süreli görüntüler kullanarak, izleyicilerin ancak bilinçaltıyla algılayabilecekleri ürün veya hizmetlerin tanıtılmasına ilişkin mesajlar içeren reklamlar” olarak tanımlamıştır. Yasalarımız tüketicinin korunması bakımından, gizli reklam ve bilinçaltı reklamı da yasaklamıştır. 3984 sayılı yasanın 20. maddesi, "Reklamların, program hizmetinin diğer unsurlarından açıkça ve kolaylıkla ayırdedilebilecek ve görsel ve işitsel bakımdan ayrılığı fark edecek biçimde düzenlenmesini, bilinçaltı ile algılanan reklamlara izin verilmemesini" hükme bağlamıştır. Radyo ve Televizyon Kuruluşları Reklam Yayın İlkeleri ve Usulleri İle Reklam Gelirleri Üst Kurul Paylarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesine göre de, "Yayınlarda gizli reklam yapılamaz. Programlarda açıkça reklam olduğu belirtilmedikçe ürün veya hizmetler reklam amacını taşıyan şekilde sunulamaz. Çok kısa sürelerle imaj veren, elektronik aygıt veya başka bir araç kullanılarak veya yapılarının ne olduğu konusunu izleyenlerin fark edemeyecekleri veya bilemeyecekleri bir biçime sokarak, bilinçaltıyla algılanmasını sağlayan reklamların yayınlanması yasaktır."

Türkiye’de ve dünyanın bir çok yerinde bilinçaltı reklam yasaklanmıştır ama tüm reklamları, filmleri bilinçaltı mesaj içerip içermediği noktasında denetleyecek bir yapı kurulamamıştır.

Bilinçaltı reklamlarında en çok iki nokta üzerine vurgu yapılmaktadır: “ölüm”  ve “sex” yada “cinsellik”. Nedeni ise bilinçaltının “doğum” ve “ölüm” arketiplerine çok daha fazla duyarlı olması. Kısacası beyin, bu iki olaya daha fazla tepki veriyor. Sex mesajı doğum arketipinde, kill mesajı da ölüm arketipinde karşılanıyor. Mesela Kuzuların Sessizliği filminin kapağındaki kelebeğin üzerinde bir iskelet kafası var. Bu iskelet kafasının içinde ise çıplak kadın figürleri bunuyor. Yani doğum ve ölüm arketipleri birlikte kullanılarak etki arttırılmaya çalışılıyor.

TV’de ya da sinemada kullanılan diğer bir bilinçaltı tekniği de 25 ve 25. kare tekniği. Gördüğümüz bir anlık bir görüntü 655 satır ve frame denilen 24 küçücük kareden oluşuyor. Her 24 kare ise -bu sinemada 25’dir- bir ekran büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327.5 satırda bir de ´control-track´ denilen aralık vardır. İşte bu aralıktan görüntüler kesilip aralarına başka görüntüler atılıyor.

Bizim ülkemiz açısından üzücü olan durum ise kendi izlediğimiz ya da çocuklarımıza izlettiğimiz her dizi ve filmde  bilinçaltımıza her türlü bilinçaltı yöntemi ile seks ve cinsellik temalarının kazınmasıdır. Özellikle Disney yaptığı çizgi filmlerde cinsellik temasını yıllardır çocuklarımızın bilinçaltına kazımıştır.


Örnekleri ise şöyle:

Kurtarıcı (Rescuer) adlı çizgi filmde bir anda parlayıp sönen çıplak kadın resimleri ekrana yansıtılmıştır.

Alaaddin çizgi filminde ise “evet gençler soyunun” (good teenagers take of clothes) sesi hipnotik bir tonda gizli olarak tekrarlanmaktadır.

Aslan Kral (The Lion King) adlı meşhur çizgi filmde yıldızlarla gökyüzüne “sex” kelimesi yazılmıştır.

Jessica Rabbit (Who Framed Roger Rabbit) çizgi filminde filmin kahramanı Jessicanın kaçış sahnesinde eteği açılıyor ve kahramanın iç çamaşırsız olduğu görülüyor.

Küçük Denizkızı (The Little Mermaid) çizgi filminin kapağında erkek cinsel organı gizli bir şekilde resmediliyor.

Reklamlardaki ve filmlerdeki başlıca bilinçaltı uygulamaları ise şöyle:

Camel’in logosunda kullandığı deve resminin sağ ayağında çıplak bir adam resmi bulunuyor. Yine Camel’in Smooth Karakter adlı tiplemesinde cinsellik tema olarak bilinçaltına kazınıyor.

Cola çeşitli yıllarda hazırladığı reklamlarda cinsellik öğesini kullanıyor. Bunlardan dikkat çekici olanı Feel the Curves (kıvrımları hisset) reklamında Colanın yanında yer alan buz tanelerinin arasında bir çocuğun erkek cinsel organına doğru ağzını uzatmasıdır. Yakın zamanda yapılan bir reklamda ise kutu Colanın üzerinde  buzlarla çıplak bir kadın figürü oluşturulmuştur.

Pepsi ise kutu kola tasarımında “sex” yazısını gizlice çizgilerin arasına gömmüş ve bu şekilde satışlarını arttırmıştır.

Dövüş Kulübü (The Fight Club) filminde 25. kare tekniği ile elinde sigara olan Brat Pitt resmi filmin çeşitli yerlerine yerleştirilmiştir. Daha dehşet verici olanı ise filmin kapanış sahnesinde erkek cinsel organının gösterilmesidir.

Yukarıda bahsedilen örnekler tespit edilenlerdir. Kimbilir tespit edemediğimiz ve bilinçaltımıza cinsellik tohumlarını eken kaç film ve reklam vardır.  Kendimizi ve çocuklarımızı dışarıdan ihraç edilen filmlerden ve dizilerden uzak tutmanın, sineme keyfine bir süreliğine ara verip evimizdeki TV’leri kapatmanın vakti geldi de geçiyor.

Van Gölü Canavarı Filmini İzle, Efsane Van Gölü Canavarı Film Oluyor


Yönetmenliğini Bünyamin Yaşar, yapımcılığını ise Mustafa Çetin'in yaptığı 'Van Gölü Canavarı' filminin çekimlerine başlandı. Başrollerini Nazif Çetin, Levent Aras ve Emin Hangül oynadığı filmin senaryosu Hüseyin Kırca ve Pervin Bozan tarafından yazıldı.

>>> Konunun devamı için TIKLAYINIZ

Google Chrome 9 - Son Sürüm Google Tarayıcısı


Google, tarayıcısı Chrome'u yeni sürümlere atlatmak için tam gaz yoluna devam ediyor. Şimdi de tarayıcının dokuzuncu sürümü, yani Chrome 9 hazır ve indirilmeye sunuldu bile.
9.0.597.84 sürüm numarasıyla kullanıcılara sunulan Chrome 9, bazı güvenlik güncellemelerinin yanı sıra, önemli birkaç yenilik de içeriyor. Bu yenilikleri kısaca sizlere tanıtmaya çalışalım...

PROGRAMI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Chrome 9 ile birlikte, WebGL desteği artık açık olarak geliyor. Bu sayede, WebGL tabanlı pek çok seçeneğe ulaşma şansınız oluyor. Örneğin insan vücüdu için Google Earth olarak tanıtılan Body Browser'a ya da WebGL Aquarium'a mutlaka göz atmanızı öneriyoruz.

Diğer bir yenilik ise, aramalarda kullanıcıya yardımcı olmayı amaçlayan Google Instant özelliğinin artık adres çubuğuna da entegre edilmiş olması. Ancak bu özellik başlangıçta açık larak gelmiyor.

Açmak için seçeneklere girip ilgili seçeneği aktif hale getirmeniz gerekecek.
Dikkat çeken üçüncü yenilik ise Cloud Print adını taşıyor. Bu özellik sayesinde, doğrudan bağlantınız bulunmayan bir yazıcıdan bile, internet üzerinden çıkış alma şansınız oluyor. Bu özelliğe de yine seçeneklerden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: (chip.com.tr) 

Funda Arar - Aşkın Masum Çocukları Albüm Bilgisi, Funda Arar 2011

Funda Ararın uzun bir süredir üzerinde çalıştığı Aşkın Masum Çocukları albümü sevenleri ile buluşmak için gün sayıyordu.
Funda Arar Aşkın Masum Çocukları albümü 8 subat 2011 tarihinde müzikmarketlerde olacağı tahmin edilirken,
Dmc Müzik etiketiyle tüm müzik marketlerde bugünden yerini aldı.
Sitemizden kesinlikle mp3 yayını yapılmamaktadır. 

Burada ki adresi takip ederek şarkıları bilgisayarınıza indirebilirsiniz.